Ebeleme oyunu ile başladığımız dersi kağıt katlama oyunu ile tamamladık. Ebeleme oyunu hakkında söylenecek çok fazla birşey yok bence, ısınmaya yönelik güzel bir aktiviteydi, ve gerçekten ısındık, ne kadarda rekor bende olma sa da 45 ebelemede hiç fena değildi:)
kağıt katlama oyunu gerçekten hoş bir oyundu, bizden istenen şeyi anlatmak epey zor oldu, ki anlatılması zor bir durumdu, “iki kağıtla birşeyler yapacağız, tam olarak birşey anlatmıycak ama bir anlamıda olacak” gibi zor bir görev üstlenmiştik. benim anladığım sonuç sanat için sanat yapmamızdı, birşeyler çağrıştırmalı ama tamda o şeyin kendisi olmamalı. bu hal benim çok hoşuma gitti, neden derseniz, eğer bizden mesela bir ağaç yapmamız istenseydi, bizim hayal gücümüz kısıtlanmış olurdu, eğer bir canlı yapmamız istenseydi, nispeten daha geniş bir alan bırakılırdı. bizden tanımlı birşeyler yapmamız istenseydi, baya geniş bir alana sahip olurduk, fakat bizden tanımlı olması şartı olmadan birşeyler yapmamız istenmesi, hayal gücümüsü kendisiyle başbaşa bıraktı, ve çok enteresan sonuçlar çıktı ortaya.
Ben iç içe sipirallerin olduğu, (elimden geldiğince altın orana uygun) ve zeminde de bu spirallere uyumlu bir fonun olduğu, birşeyler yapmaya çalıştım, benim için ayrılan kağıtta okadar farklı yaklaşımlar vardı ki, gözyaşı, geleceğin fabrike tasarımı, orjinal.. gibi. böyle farklı yorumların olması, aslında bu hayalgücü denen şeyin, ne kadarda geniş birşey olduğunu ispatlar nitelikte.
Bu aktivite eğitime güzel bir şekilde aktarılabilir aslında, mesela bazı çocuklar vardır, el yeteneği iyidir fakat matematiğe olan ilgisizliği onu başarısız kılmaktadır, eğer anlattığımız konunun sonunda, herkesten ogünki derse dair bir resim çizmeleri (mümkün olduğunca serbest bırakarak) istenbilir (ki bu benim çok hoşuma giderdi) ve böylelikle dersin daha zenginleşmesi sağlanmış olurdu.